Fluxnium Deniz Suyundan Uranyum Çıkararak Nükleer Yakıt Arzını Güvenceye Almayı Hedefliyor

Fluxnium Deniz Suyundan Uranyum Çıkararak Nükleer Yakıt Arzını Güvenceye Almayı Hedefliyor

Fluxnium, okyanuslarda bulunan 4 milyar metrik tonluk uranyum rezervini kullanarak 50.000 yıllık nükleer yakıt ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. ABD Enerji Bakanlığı'ndan lisanslanan polimer fiber teknolojisi, deniz suyundaki uranyumu çekerek ayrıştırıyor. Şirket, 7 milyon dolarlık tohum yatırım turunu Congruent Ventures liderliğinde, Constellation Energy'nin katılımıyla tamamladı. Geliştirilen yöntem, geleneksel madencilik yöntemlerine kıyasla jeopolitik riskleri azaltmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.

  • Fluxnium, okyanuslarda bulunan 4 milyar metrik tonluk uranyum rezervini kullanarak 50.000 yıllık nükleer yakıt ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.
  • ABD Enerji Bakanlığı’ndan lisanslanan polimer fiber teknolojisi, deniz suyundaki uranyumu çekerek ayrıştırıyor.
  • Şirket, 7 milyon dolarlık tohum yatırım turunu Congruent Ventures liderliğinde, Constellation Energy’nin katılımıyla tamamladı.
  • Geliştirilen yöntem, geleneksel madencilik yöntemlerine kıyasla jeopolitik riskleri azaltmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.

ABD’nin 2050 yılına kadar nükleer enerji kapasitesini üç katına çıkarma hedefi, artan yakıt maliyetleri ve tedarik zinciri endişeleriyle karşı karşıya. Son beş yılda ham uranyum (yellowcake) fiyatlarının %75 oranında artması, sektörü yeni kaynak arayışlarına itiyor. Bu noktada devreye giren temiz teknoloji girişimi Fluxnium, okyanusları devasa bir uranyum kaynağı olarak kullanmayı planlıyor.

Deniz Suyundan Uranyum Hasadı

Fluxnium, ABD Enerji Bakanlığı ulusal laboratuvarlarında geliştirilen ve özel polimer fiberler kullanan bir teknolojiyi ticarileştiriyor. Deniz suyunda çözünmüş halde bulunan uranyumu yakalamak için tasarlanan bu fiberler, deniz yosunu yetiştiriciliğine benzer bir yöntemle şamandıralara asılıyor. 30 ila 60 gün boyunca denizde kalan fiberler, daha sonra karaya çıkarılarak uranyumun ayrıştırılması sağlanıyor.

Fluxnium, nükleer enerji, uranyum, deniz suyu, temiz teknoloji

Şirketin CEO’su Jeff Green, teknolojinin temel başarısının fiberlerin yüzey alanını artırarak verimliliği yükseltmek olduğunu belirtiyor. Daha önce ulusal laboratuvar testlerinde pound başına 200 doların üzerinde bir maliyetle gerçekleştirilen bu işlem, Fluxnium’un geliştirdiği yeni fiber konfigürasyonları sayesinde geleneksel madencilik yöntemleriyle rekabet edebilir seviyelere çekiliyor.

Jeopolitik Riskler ve Nükleer Rönesans

Dünya genelindeki uranyum arzının büyük bir kısmının Kazakistan, Özbekistan, Rusya, Namibya, Nijer ve Çin gibi ülkelerden gelmesi, Batılı ülkeler için ciddi bir jeopolitik risk oluşturuyor. Fluxnium, bu bağımlılığı azaltarak yerel bir tedarik zinciri yaratmayı hedefliyor. Özellikle yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacıyla birlikte nükleer enerjiye olan talebin yükselmesi, şirketin bu girişimi için kritik bir zamanlama sunuyor.

Fluxnium, aldığı 7 milyon dolarlık tohum yatırımıyla bu teknolojiyi ölçeklendirmeyi amaçlıyor. Yatırımcılar arasında, ABD’nin en büyük nükleer enerji filosunu işleten Constellation Energy’nin bulunması, girişimin endüstriyel potansiyeline duyulan güveni gösteriyor. Süreç sonunda elde edilen uranyum, saflaştırılarak geleneksel madenlerden elde edilen ürünle aynı şekilde tedarik zincirine dahil edilecek.

Bir yanıt yazın