ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ajanlarının, göçmenlik karşıtı protestocular hakkında dosyalar oluşturduğu iddia ediliyor. İddialara göre, protestocuların fotoğrafları ve araç plakaları gibi hassas veriler, Palantir tarafından geliştirilen Investigative Case Management veritabanında saklanıyor. Maine'deki bir operasyonla ilgili açılan toplu dava dosyasında, ajanların protestocuları evlerine kadar takip ettiği ve gözdağı verdiği öne sürülüyor. DHS sözcüsü, söz konusu davanın dayanaksız olduğunu belirterek, protestocuları "yerli terörist" olarak etiketleyen bir veritabanının varlığını reddetti.
- ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ajanlarının, göçmenlik karşıtı protestocular hakkında dosyalar oluşturduğu iddia ediliyor.
- İddialara göre, protestocuların fotoğrafları ve araç plakaları gibi hassas veriler, Palantir tarafından geliştirilen Investigative Case Management veritabanında saklanıyor.
- Maine’deki bir operasyonla ilgili açılan toplu dava dosyasında, ajanların protestocuları evlerine kadar takip ettiği ve gözdağı verdiği öne sürülüyor.
- DHS sözcüsü, söz konusu davanın dayanaksız olduğunu belirterek, protestocuları “yerli terörist” olarak etiketleyen bir veritabanının varlığını reddetti.
Kaynak haber, 3 Ekim 2026 tarihinde yayımlandı. Bu tarihte yayınlanan kaynak makaleye göre, ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ajanlarının, Immigration and Customs Enforcement (ICE) faaliyetlerini gözlemleyen veya protesto eden kişiler hakkında gizli dosyalar tuttuğu ortaya çıktı. Kısmen üzerindeki gizlilik kararı kaldırılan mahkeme belgeleri, bu kişisel verilerin Palantir tarafından geliştirilen Investigative Case Management adlı bir veritabanında toplandığını gösteriyor.
Protestoculara Yönelik Takip İddiaları
Maine’de gerçekleşen bir ICE operasyonuna dair mahkeme dosyaları, DHS ajanlarının protestocuları hedef alan bir takip mekanizması kurduğunu iddia ediyor. Davacıların avukatları, bu veritabanının protestocuların ifade özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğunu savunuyor.
Dava dosyasındaki iddialar arasında, ajanların protestocuların evlerinin önünden geçerek gözdağı verdiği yer alıyor. Ayrıca, bazı kişilerin “kolluk kuvvetlerine tehdit” veya “profesyonel protestocu” gibi etiketlerle fişlendiği öne sürülüyor. Bir örnekte, bir ajanın davacılardan birini telefonla arayarak, eşinin benzer eylemlere devam etmesi durumunda “yerli terörizm izleme listesine” alınabileceği yönünde tehdit ettiği iddia edildi.
DHS’den İddialara Yanıt
Konuyla ilgili açıklama yapan bir DHS sözcüsü, iddiaları reddederek davanın “dayanaksız” olduğunu belirtti. Bakanlık, protestocuları izleyen veya onları “yerli terörist” olarak sınıflandıran bir veritabanının varlığını kabul etmiyor.







